Selam Güçlü Kadınlar!

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü! Herkes bugünün kadınlara adanmış olduğunu bilir. Peki bugünün hangi şartlar altında kadınlara adandığını biliyor musunuz?

O zaman kısa bir tarihi yolculuk yapmak iyi olacak…

1900’lü yılların başında, ABD’nin New York eyaleti ve çevresindeki gömlek fabrikalarında çalışan yaklaşık 20 bin işçi; ağır çalışma şartları, bitmeyen mesailer ve karşılığında aldıkları düşük ücretlere daha fazla dayanamayarak bir grev başlatır.

Üstelik bu işçilerin %80’i kadınlardan oluşur. İşçilerin talepleri belli: Alt işveren uygulamasının kaldırılması, haftada 52 saatlik çalışma süresi, günlük ücretsiz ekstra mesai süresinin 2 saati aşmaması ve maaşlarından malzeme ve elektrik bedeli kesintilerinin yapılmaması…

1910 yılına kadar süren grev, sonunda amacına ulaşır ve neredeyse tüm firmalar işçilerin istedikleri şartların birçoğunu kabul eder. Ancak, bir tanesi hariç…

Grevden sonra işçilerin taleplerini kabul etmeyen Triangle gömlek fabrikasında polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verir.

Yaşanan bu korkunç olay, dünya çapında büyük bir yankı uyandırır ve işçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katılır…

8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olmasını öneren kişi Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin’dir. Clara Zetkin 1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag şehrinde yapılan 2. Enternasyonel’e bağlı kadınlar toplantısında 8 Mart 1857 tarihinde fabrikada yanarak ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olması önerisinde bulundu ve öneri oy birliği ile kabul edildi.

İlk yıllarda kesin bir anma tarihi belirlenmese de her sene ilkbaharda 8 Mart olayını anma gerçekleşiyordu. İlk kez Almanya ve İsviçre 19 Mart 1911’de Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü anma töreni yaptı. Daha sonra Dünya Kadınlar Günü’nün 8 Mart olarak belirlenmesi 1921 yılında Moskova’da gerçekleşen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda belirlenmiş ve böylelikle bu günün adı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olmuştu.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında bazı ülkelerde 8 Mart’ın kutlanması yasak olsa da 1960’lı yılların sonunda Amerika’da da 8 Mart kutlanmaya başlanınca bu gün, tüm dünyada daha etkili şekillerde kutlanmaya başlandı.

16 Aralık 1977 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılması kabul edilse de Birleşmiş Milletler bu anmanın gerçekleşme sebebinin New York’ta ölen kadın işçiler olduğunu belirtmemiştir.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü aslında bir hak arayışının sonucu olarak belirlenmiştir. Bu uğurda 129 kadın yanarak can vermiştir.

Nitekim hala dünyada kadın sorunları bitmiş değildir. Yoksulluk oranlarına bakıldığında dünyada %70 oranında kadın yoksul varken eğitim alamamış insanların üçte ikisi, maalesef, kadınlardır.

Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekânlardan sokaklara taşındı.

“Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı.

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediliyor.

“Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” M. KEMAL ATATÜRK

“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” M. KEMAL ATATÜRK

Unutmayın Güçlü Kadınlar!

Bu günün simgesi olan 129 kadını unutmayın! Kendi haklarınıza ve tüm dünya kadınlarının verdikleri, kadın haklarını savunma mücadelesine sahip çıkın.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.