En sakin ilişkilerde bile tartışmalar yaşanır. Aynı fikirde olmamak, bir davranışa kızmak veya beklentilerin uyuşmaması ilişkinin kötü olduğu anlamına gelmez. Asıl farkı yaratan çoğu zaman tartışıp tartışmamanız değil, nasıl tartıştığınızdır.

Öfkeliyken birkaç saniye içinde söylenen bir cümle, tartışmanın asıl konusundan çok daha büyük bir probleme dönüşebilir. Çünkü tartışma bittiğinde konu kapanabilir ancak kullanılan kırıcı ifadeler hafızada kalabilir.

Bu nedenle haklı çıkmaya çalışmak yerine sorunu çözmeye odaklanmak, ilişkinin iletişim biçimini tamamen değiştirebilir. İşte tartışma sırasında mümkün olduğunca uzak durmanız gereken 7 cümle…

1. “Sen Zaten Hep Böylesin!”

“Sen hep böylesin”, “Sen hiçbir zaman beni düşünmüyorsun” veya “Zaten senden başka ne beklenir?” gibi genellemeler tartışmanın en hızlı büyüme nedenlerinden biridir.

Çünkü artık konuştuğunuz şey partnerinizin yaptığı belirli bir davranış değil, doğrudan onun karakteri haline gelir.

“Beni hiç dinlemiyorsun” demek yerine “Konuşurken telefonla ilgilendiğinde dinlenmediğimi hissediyorum” demek çok daha açık bir mesaj verir.

Davranışı konuştuğunuzda çözüm bulabilirsiniz. Karakteri hedef aldığınızda ise karşı tarafın savunmaya geçmesi çok daha olasıdır.

2. “Abartıyorsun!”

Size küçük gelen bir mesele partneriniz için önemli olabilir. Aynı şekilde sizin çok önemsediğiniz bir konu da ona önemsiz görünebilir.

“Abartıyorsun”, “Bunda üzülecek ne var?” veya “Çok büyütüyorsun” gibi ifadeler karşı tarafın yaşadığı duyguyu küçümsenmiş hissettirebilir.

Partnerinizin neden bu kadar etkilendiğini anlamıyor olabilirsiniz. Ancak anlamamak, o duygunun gerçek olmadığı anlamına gelmez.

“Bunun seni bu kadar etkilediğini fark etmemiştim” gibi bir yaklaşım konuşmanın devam etmesine daha fazla alan açabilir.

3. “Eski Sevgilim Bile Böyle Yapmıyordu”

Tartışmanın ortasına eski ilişkileri dahil etmek çoğu zaman mevcut sorunu çözmek yerine yeni bir tartışma başlatır.

Partnerinizi eski sevgilinizle karşılaştırmak onda yetersizlik, kıskançlık veya değersizlik hissi yaratabilir. Üstelik birkaç dakika önce konuştuğunuz asıl mesele tamamen ortadan kaybolabilir.

Benzer şekilde “Arkadaşımın eşi böyle yapıyor” gibi başka çiftlerle yapılan karşılaştırmalar da çoğunlukla işe yaramaz.

Her ilişkinin dinamiği farklıdır. İhtiyacınızı başka biri üzerinden anlatmak yerine doğrudan ifade etmek daha sağlıklıdır.

4. “Ne İstiyorsan Yap, Umurumda Değil”

Bazen tartışma o kadar uzar ki insan yalnızca konuşmanın bitmesini ister. “Tamam, ne yaparsan yap” demek o anda kolay bir çıkış gibi gelebilir.

Ancak bu ifade çoğu zaman gerçekten umursamadığınız için değil, yorulduğunuz için söylenir.

Konuşmaya devam edecek durumda değilseniz bunu daha açık ifade edebilirsiniz.

“Şu an çok sinirliyim ve sağlıklı konuşamadığımı hissediyorum. Biraz sakinleşip sonra devam edelim” demek konuşmayı geçici olarak durdurur ancak ilişkiyi veya partnerinizi reddetmez.

Mola vermek, konuyu sonsuza kadar kapatmak anlamına gelmemelidir. Sakinleştikten sonra konuşmaya geri dönmek önemlidir.

5. “Senin Ailen de Zaten…”

İki kişi arasında başlayan tartışmaya aileleri dahil etmek meseleyi hızla büyütebilir.

Partnerinizin bir davranışını annesine, babasına veya yetiştirilme biçimine bağlamak karşı taraf için oldukça incitici olabilir.

Özellikle “Aynı annen gibisin” veya “Sizin ailenizde herkes böyle” gibi cümleler mevcut sorunun dışına çıkarak partnerinizin yakınlarını da hedef alır.

Sorun onun yaptığı belirli bir davranışsa konuşmayı mümkün olduğunca o davranış üzerinde tutmak daha yapıcıdır.

6. “Seninle Konuşmanın Hiçbir Anlamı Yok”

Bu cümle bazen gerçek bir çaresizlikten söylenebilir. Defalarca aynı konuyu konuştuğunuzu ve hiçbir yere varamadığınızı hissediyor olabilirsiniz.

Ancak “Seninle konuşulmuyor” demek iletişimin kapısını tamamen kapatabilir.

Bunun yerine neden ilerleyemediğinizi anlatmaya çalışabilirsiniz.

“Bu konuda sürekli aynı noktaya dönüyoruz. Farklı bir şekilde konuşmayı deneyebilir miyiz?” demek problemin varlığını kabul ederken çözüm ihtimalini açık bırakır.

Bazen de aynı tartışmanın tekrar tekrar yaşanması, yüzeyde konuşulan konunun altında başka bir ihtiyaç veya kırgınlık olduğunu gösterebilir.

7. “O Zaman Ayrılalım!”

Gerçekten ayrılmak istediğiniz için söylüyorsanız bu elbette ciddi biçimde konuşulması gereken bir konudur. Ancak yalnızca partnerinizi korkutmak, susturmak veya istediğiniz tepkiyi almak için her tartışmada ayrılığı gündeme getirmek ilişki içerisindeki güven duygusunu zedeleyebilir.

Bir süre sonra karşı taraf her anlaşmazlığın ilişkinin sonuna dönüşebileceğini düşünmeye başlayabilir.

Ayrılık bir tehdit veya tartışmada kullanılacak koz olmamalıdır.

İlişkinizin devam edip etmemesini gerçekten sorguluyorsanız bunu öfkenin en yüksek olduğu anda değil, mümkün olduğunca sakin bir zamanda konuşmak daha sağlıklı olacaktır.

Tartışmanın Amacı Kazanmak Değil Anlaşılmak

Bir tartışmada son sözü söylemek kısa süreli olarak iyi hissettirebilir. Fakat ilişkilerde bir tarafın “kazandığı”, diğer tarafın ise kaybettiği her tartışma uzun vadede gerçekten bir kazanç olmayabilir.

Konuşurken “Sen şunu yaptın” yerine kendi deneyiminizi anlatan “Ben” ifadelerini kullanmak iletişimi kolaylaştırabilir. “Beni önemsemiyorsun” yerine “Böyle olduğunda kendimi geri planda kalmış hissediyorum” demek buna basit bir örnektir.

Sesler yükselmeye başladığında kısa bir ara vermek, hakaret ve aşağılayıcı ifadelerden uzak durmak ve sakinleştikten sonra konuya geri dönmek de tartışmanın kontrolden çıkmasını önleyebilir.

Elbette her cümleyi kusursuz seçmek mümkün değildir. Öfkeliyken istemediğimiz şeyler söyleyebiliriz. Önemli olan bunu fark ettiğimizde sorumluluk alabilmek, gerektiğinde özür dilemek ve bir sonraki anlaşmazlıkta aynı iletişim biçimini tekrar etmemeye çalışmaktır.

Sağlıklı bir ilişkide amaç hiç tartışmamak değildir. İki kişinin aynı fikirde olmadığı anlarda bile birbirine saygısını koruyabilmesidir.

Blog Yazısını Paylaşın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir