Regl Dönemi ve Seni İçine Sürükleyen Depresyon

Selam minnoşlar umarım güzel bir gün geçiriyorsunuzdur! Bugünkü konumuz her kızın en büyük düşmanı; Regl dönemindeki psikolojik sorunlar… Kendinizi yalnız hissetmenize hiç gerek yok bu dönemde bu tarz duyguları hepimiz az çok yaşıyoruz hadi gelin birlikte neler yapabileceğimize bakalım.

“Bu halde evden çıkamam”

“Kimse beni anlamıyor”

“Kendimi çok çirkin hissediyorum”

Pek çok kadın her ay benzer cümleleri kurup, bu sıkıntıları yaşıyor. Kimi zaman aşırı duygusallık, bazen ağlama krizleri, kimi zaman da öfke nöbetleri ile geçebilen adet dönemi, kadınları depresyondan intiharın eşiğine kadar sürükleyebiliyor. Peki regl dönemini sağlıklı bir şekilde atlatabilmek için neler yapmak gerekiyor?

Çoğunlukla regl döneminin öncesinde ortaya çıkan duygusal, fiziksel ve davranışsal değişiklerin gözlendiği ve adet döneminin bitiminde sona eren tabloya “regl öncesi disforik bozukluk” adı verilir. Amerikan Psikiyatri Birliği bu durumu “başlıca hastalıklar” arasında tanımlamıştır. Bu dönemde kişide; karında ağrı, uykusuzluk ve aşırı uyku hali, iştahta artış, baş dönmeleri, titreme, terleme, çarpıntı, mide bağırsak bozulmaları, kas ağrıları, cinsel istek değişiklikleri, vücutta su tutulması, migren atakları, memede hassasiyet, şişkinlik ve halsizlik gibi pek çok fiziksel değişiklik görülür. Buna ek olarak psikolojik belirtiler de kişinin günlük aktivitelerine adeta yön verir. 1 yıl içinde bu belirtilerden 5`i birlikte görülüyorsa uzman yardımı alın!

Regl sürecindeki duygusal ve davranışsal değişiklikler:

  •  Gerginlik
  •  Endişe
  •  Öfke
  •  Depresif duygu durum
  •  Ağlama
  •  Üzüntü hissi
  •  Kendini beğenmeme
  •  Sabırsızlık
  •  Alınganlık
  •  Etkinliklere karşı ilgi azalması
  •  İçe kapanma
  •  Dikkatsizlik
  •  Unutkanlık
  •  Sinirlilik

 Tahammülsüzlük

Bu belirtilerden bir kaçı, çoğu kadının regl döneminde görülebilir. Bu bozukluklar kişinin yaşamını çok fazla etkilemediği takdirde tedavi önerilmez; ancak 1 sene boyunca bu belirtilerden en az 5 tanesi birlikte görülüyorsa, kişinin özel ve iş yaşamını, işlevselliğini etkiliyorsa bu durumda bir uzmandan yardım almakta fayda vardır.

Aslında bu dönemde progesteron hormonunun dalgalanmalarına ve buna adapte olmaya çalışan bünyenin uyum sağlama çabalarına şahit olunmaktadır. Ancak böyle bir durumla karşılaşan bir kadın öncelikle jinekolojik bir muayeneden geçmeli ve organik sebepler elenmelidir.

Regl dönemini “hastalık” olarak adlandırmayın

Ağrılı menstruasyonlar (regl) genellikle genç kızlarda sık görülür. Kadınlık imajıyla barışık olan toplumlarda menstruasyon zorlukları daha azdır. Özellikle büyümekten korku, cinsel kimliğin tam gelişmemesi, cinsellikten korku, beden bütünlüğüne kötü bir şey olması hissi genç kızlarda görülebilir. Cinsel olarak bastırılmış toplumlarda reglin kötü, pis, hastalık olarak adlandırılması da, genç kızların doğal ve olağan olan bu süreci yaşarken, çarpıtılmış algılarla kafaları karışmaktadır.

Genç kızlara regl öncesi doğru bilgi verin

Genç kızlara regl başlamadan önce anneleri veya güvendikleri başka bir yetişkin tarafından süreç anlatılmalıdır. Bu yaşanan durumun doğal ve olağan bir durum olduğu belirtilmelidir. Özellikle çekingen olan gençlerle, doğrudan sormak yerine, “Senin yaşındaki kızlarda adet görme durumu başlamış olabilir, arkadaşlarınla hiç bu konuyu konuşuyor musunuz?” diyerek sohbete başlanabilir.

Regl döneminizdeyken hassas olduğunuzu yakın çevreniz ile paylaşmalısınız

Kadınların yüzde doksanında regl öncesi ve sırasında öfke ve huzursuzluk oldukça yüksektir. Normal zamanlarda daha fazla tolere edilebilen durumlar bu dönemde daha fazla hayal kırıklığı ve öfke hissi uyandırır. Bu noktada regl dönemi belirtilerini şiddetli yaşayanlar yakın çevreye konu ile ilgili bilgi vermeli, bunun bir sendrom olduğu açıklanmalı, hasta yakınları kişiye daha anlayışlı davranmalı ve yapılan davranışları kişisel algılamamalıdır.

İkili ilişkilerde regl döneminizin arkasına sığınmayı değil, sorunlarınızı çözmeyi deneyin

Ağrılı mensturasyonda organik bir neden yoksa iç ruhsal yapının oldukça etkili olması ve genellikle nevrotik bir yapının varlığı söz konusudur. Normal zamanlarda belli edilemeyen duygular (Özellikle öfke) ve düşünceler bedene yansıtılarak işlem görürler. Özellikle ekonomik ve sosyal olarak bağımsız olan kadınların bu dönemde daha çok ruhsal sorunlar yaşadığı, kültürün ruhsal sorunların görülmesini desteklemediği ortamlarda daha çok fiziksel sorunlar yaşadığı görülmektedir. Özellikle bastırılmış veya baskılanmış kadınların bu dönemde `dokunulmazlık` kazandığı durumlar da az değildir.

Örneğin; Günlük yaşamda, ilişkisinde problem olan ve eşine kızan kadın bunu belli edememekte, belirttiğinde daha olumsuz karşılık görmekte ancak periyodik dönemlerde istediği gibi ifade edebilmekte ve karşılığında tepki de almamaktadır. Özel ilgi ve anlayış bir yanda kendi duygu ve düşüncelerini açıkça belirtebilme ve bunları kabul ettirebilme; diğer yanda ikincil kazançları oluşturur. Bu durum hastalığın tedavi direncini artırır. Aslında çiftin ilişkisinde yaşanan ve bahsedilemeyen problem, başka bir şekilde ifade bulmuş olur. Burada altta yatan sıkıntılar çözüldüğünde diğer problemler de büyük oranda düzelir.

Kişi intiharın eşiğine bile gelebiliyor

Bu dönemde var olan psikolojik problemler daha şiddetli yaşanabilir. Örneğin; depresyonda olan bir kişi, bu dönemde depresif duyguların artış göstermesi ile intihara kadar gidebilir. Bu nedenle psikolojik sıkıntıları zamana bırakıp, düşünmemek ve öncelikle yardım isteme davranışını toplumda yerleştirebilmek önemlidir.

Makyaj yapıp, kuaföre gidin 

Regl döneminde pek çok kişi kendini çirkin hissetmektedir. Saçların şekle girmemesi, yüzdeki sivilceli görünüm, vücutta tuz tutulumuna bağlı ödem ve kilo artışına adet sanıcısı da eklendiğinde hayat çekilmez hale gelebilir. Ancak bu dönemde aynalara küsmek yerine; hafif bir makyaj yapmak, kuaföre gitmek ya da güzel hissetmek için kendine zaman ayırmak kişiye iyi gelecektir.

Açık havada yürüyüş yapın

Kişi stres yaratacak ortamlardan mümkünse uzak durmalı, çeşitli egzersizler ve gevşeme teknikleri kullanmalıdır. Rahat kıyafetler ve hafif bir müzik eşliğinde açık hava yürüyüşleri yapılabilir ya da çok fazla efor sarf edilmeyecek hafif egzersiz programları uygulanabilir.

Meditasyon yapın

Bu dönemde kendi kendine olumlu telkin de bulunma, nefes egzersizleri ve meditasyon da işe yarayabilir.

Yeme alışkanlıklarınızı düzenleyin

Kafein alımını azaltmak kendinizi daha az gergin hissetmenizi sağlayabilir. Gerekirse bir diyetisyenden yeme düzeninizle ilgili yardım isteyin.

Ilık duş alın

Bu dönemde terleme fazlalaşacağından duş almanız önerilir. Toplumda bu dönemde duş alınmayacağına dair yanlış bir kanı vardır; ancak ılık duş almanız sizi oldukça rahatlatır ve regl dönemine bir zararı dokunmaz.

Kendinize uygun ürünü tercih edin

Özellikle bu dönemde kadınların ve daha çok genç kızların rahat ve konforlu hissedebilmesi adına uygun boyutlarda ped ya da tampon kullanması önerilir. Böylece sosyal yaşamda sürekli tedirginlik duygusu ve tuvalete giderek sürekli kontrol etme isteği de ortadan kaldırılmış olur.

Arkadaşlarınızla keyifli vakit geçirin

Regl döneminde olumsuz psikoloji çoğu zaman kadınları yalnızlaştırır. Ancak bu dönemi aile ya da arkadaş çevreniz ile geçireceğiniz hoşça vakitler sayesinde daha hafif atlatmanız mümkündür. Kişinin sevdiği insanlarla birlikte yemeğe çıkıp, sinemaya gidip, hoşlandığı aktiviteleri gerçekleştirmesi psikolojisine de iyi gelecektir.

Doktora danışarak antidepresan alabilirsiniz

Ülkemizde yapılan bir çalışmada; kadınlarda regl öncesi döneminde ruhsal belirtilerin daha sık ortaya çıktığı ve bu belirtilerin şiddetinin, regl öncesi dönemde regl sonrası döneme göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Regl dönemi öncesinden başlanarak kullanılan antidepresan ilaçlar bu sürece olumlu etki yapabilmektedir.

Terapi önemli bir seçenektir

Nasıl fiziksel direncimiz düştüğünde hastalıklara daha açık hale geliyorsak, duygusal direncimizin düştüğü noktalarda da -ki mensturasyon dönemi buna bir örnektir- anksiyete artar ve kaygı artışıyla birlikte başka pek çok psikolojik sıkıntı da ortaya çıkabilir.  Regl dönemini oldukça sorunlu yaşayan kadınların terapiye başvurması, bu dönemi daha rahat geçirmelerini, çözülmemiş problemlerine bakabilmelerini, stresle mücadele tekniklerini öğrenebilmelerini sağlar. Ayrıca terapide; kadınlık algıları, cinselliğe bakışları, doğurganlığa bakışları, eş ile ilişkileri, orgazm sorunları çalışılarak sorun üzerinde rahatlama sağlanır.

Daha Fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir