İç çamaşırınızda bazen şeffaf, bazen beyaz, bazen de daha yoğun kıvamlı bir akıntı fark edebilirsiniz. Üstelik miktarı ve görünümü ayın farklı günlerinde değişebilir. Bu değişimler çoğu zaman vajinanın doğal işleyişinin ve adet döngüsündeki hormonal değişimlerin bir parçasıdır.

Vajinal akıntının tamamen olmaması gerekmez. Aksine normal akıntı, vajinanın sağlıklı ortamının korunmasına yardımcı olur. Önemli olan kendi normalinizi tanımak ve renk, koku, kıvam ya da miktarda alışılmadık bir değişiklik olduğunda bunu fark edebilmektir.

Şeffaf ve Kaygan Akıntı

Şeffaf akıntı çoğunlukla normal kabul edilir. Özellikle yumurtlama dönemine yaklaştıkça akıntının miktarı artabilir ve kıvamı değişebilir.

Yumurtlama dönemindeki servikal mukus genellikle daha şeffaf, kaygan ve uzayan bir yapı kazanır. Sıklıkla çiğ yumurta akına benzetilmesinin nedeni de budur.

Bu değişim spermlerin rahim ağzından geçişini kolaylaştıran doğal bir süreçtir. Dolayısıyla döngünüzün ortalarına doğru bu tür bir akıntı fark etmeniz tek başına enfeksiyon belirtisi değildir.

Cinsel uyarılma sırasında da şeffaf ve kaygan sıvı miktarında artış görülebilir.

Beyaz veya Krem Rengi Akıntı

Beyaz ya da krem rengi akıntı da adet döngüsünün farklı dönemlerinde görülebilir. Özellikle yumurtlamadan sonra akıntının daha yoğun ve kremsi hale gelmesi mümkündür.

Akıntının belirgin kötü kokusu yoksa ve beraberinde kaşıntı, yanma veya ağrı bulunmuyorsa bu görünüm çoğu zaman normal olabilir.

Ancak beyaz akıntı çok yoğun, pütürlü veya kesilmiş süt benzeri bir kıvam aldıysa ve buna yoğun kaşıntı, kızarıklık ya da yanma eşlik ediyorsa mantar enfeksiyonu ihtimali değerlendirilebilir.

Yalnızca akıntının görünümüne bakarak kesin tanı koymak mümkün olmadığı için tekrarlayan şikâyetlerde muayene olmak önemlidir.

Sarı veya Yeşil Akıntı

Akıntının iç çamaşırında kuruduktan sonra hafif sarımsı görünmesi her zaman bir sağlık problemi olduğu anlamına gelmez. Ancak belirgin sarı, sarı-yeşil veya yeşil renkte yeni bir akıntı ortaya çıktıysa diğer belirtilere de dikkat edilmelidir.

Özellikle kötü koku, genital bölgede kaşıntı veya yanma, idrar yaparken ağrı ya da cinsel ilişki sırasında rahatsızlık eşlik ediyorsa enfeksiyon söz konusu olabilir.

Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar da akıntının renginde ve miktarında değişikliklere neden olabilir. Korunmasız cinsel ilişki sonrası alışılmadık bir akıntı geliştiyse değerlendirme ve gerektiğinde test yapılması uygun olur.

Gri Akıntı

Gri veya grimsi beyaz akıntı, özellikle alışılmadık güçlü bir kokuyla birlikte ortaya çıkıyorsa bakteriyel vajinozis gibi vajinal floranın dengesinin değiştiği durumlarda görülebilir.

Bakteriyel vajinozis her zaman yoğun kaşıntıya neden olmayabilir. Bazı kadınlarda en belirgin değişiklik akıntının rengi, kıvamı veya kokusudur.

Bu durumda vajinal duş yapmak veya kokuyu gidermek amacıyla parfümlü ürünler kullanmak sorunu çözmez. Aksine vajinal dengenin daha fazla bozulmasına neden olabilir.

Kahverengi veya Pembe Akıntı

Kahverengi akıntı çoğunlukla vajinal salgılara az miktarda eski kan karışmasıyla oluşur. Özellikle reglin hemen öncesinde veya sonrasında görülmesi oldukça yaygındır.

Pembe akıntı ise salgılara daha az miktarda taze kan karışması sonucunda ortaya çıkabilir. Bazı kadınlarda yumurtlama döneminde hafif lekelenme yaşanabilir. Cinsel ilişki sonrasında hassas dokulardaki tahriş de az miktarda lekelenmeye yol açabilir.

Ancak regl dönemleri arasında tekrarlayan kanlı akıntı, cinsel ilişki sonrasında sürekli kanama veya menopoz sonrası kanama değerlendirilmesi gereken durumlardır.

Hamilelik ihtimali varsa ve kanama ya da kahverengi akıntıya özellikle şiddetli karın veya kasık ağrısı eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.

Koku da Akıntı Kadar Önemli

Normal vajinal akıntının tamamen kokusuz olması gerekmez. Vajinanın kendine özgü hafif bir kokusu olabilir ve bu koku adet döngüsü, terleme veya cinsel aktivite gibi etkenlere bağlı olarak değişebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken, sizin için alışılmadık ve belirgin bir koku değişimidir.

Güçlü veya rahatsız edici kokuyla birlikte akıntının renginde değişiklik, kaşıntı, yanma veya ağrı ortaya çıkıyorsa enfeksiyon açısından değerlendirilmesi gerekebilir.

Kokuyu ortadan kaldırmak amacıyla vajinanın içini yıkamak ise önerilmez. Vajinal duşlar doğal bakteri dengesini bozabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Akıntınızın miktarının veya kıvamının zaman zaman değişmesi tek başına endişe nedeni değildir. Adet döngüsü boyunca hormon seviyelerindeki değişimler akıntıyı doğal olarak etkiler.

Fakat alışık olmadığınız bir renk veya koku ortaya çıktıysa, değişiklik birkaç gün içerisinde düzelmiyorsa veya akıntıya kaşıntı, yanma, genital bölgede yara, idrar yaparken ağrı, cinsel ilişkide ağrı, ateş ya da alt karın ağrısı eşlik ediyorsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanız uygun olur.

Akıntınızı yalnızca “normal” veya “anormal” diye değerlendirmek yerine döngünüz boyunca nasıl değiştiğini gözlemlemek daha faydalıdır. Kendi normalinizi bildiğinizde vücudunuzdaki yeni değişiklikleri fark etmek de çok daha kolay hale gelir.

Blog Yazısını Paylaşın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir